
Uzun otobüs yolculuklarının yarım yamalak uykusundan güneşin gözüme girmesiyle uyanmayı, esneye gerine camdan bakıp 'az kaldığını' fark edip gülümsemeyi, bir kaç virajın ardından denizin yandan yandan yola eşlik etmeye başlayacağını bilmeyi, denizi beklerken gece elimden düşmüş kitabın kaldığım yerini bulmaya çalışmayı, kulağıma günü karşılayacak neşeli bir şeyler takıp muavinin uzattığı çayla midemi şenlendirmeyi... Çok severim.
Resmi açamadım. :(
YanıtlaSilbeni uyandıran horozum teknik bi hata sonucu kacmıs :) geri geldi...
YanıtlaSil